Kalp ve Damar Cerrahisi


Hizmet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü`nde; öğretim üyesi ve uzman hekimlerden oluşan güçlü ekipler ile koroner damar hastalıkları (bypass), kalp kapağı hastalıkları, damar tıkanıklıkları, damar genişlemeleri, varis, doğumsal kalp defektleri gibi hastalıklarda ameliyatlar gerçekleştirilmektedir.

Hizmet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü, bilimsel gelişmeleri takip eden, konusunda deneyimli hekim kadrosu, kusursuz sterilizasyonu ve ileri düzeyde teknolojik imkanları bir araya getiren 5 ameliyathanesi ile en riskli ameliyatlarıl düşük mortalite ve morbidite, yüksek cerrahi başarı oranlarıyla yapabilmektedir.

Hizmet Hastanesi, Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi acil durumlar için kesintisiz hizmet vermektedir. Acil serviste her türlü tahlil ve radyolojik tetkik, 24 saat boyunca yapılabilmekte, tam donanımlı ameliyathanelerimiz de tüm kalp ve damar operasyonları yapılabilmektedir.

Hastanemizde, ameliyat sonrası bakımın özen ve hassasiyetle verildiği, sadece bu alana özel Kalp Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Ünitesi bulunmaktadır. Bu ünitede hastalar yatak başı monitörlerinden sürekli olarak takip edilmekte, sağlık durumlarındaki ani değişikliklere anında müdahale edebilecek uzman kadrosuyla hizmet verilmektedir.

Yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda hasta kabul eden Kardiyoloji ve Kalp-Damar Cerrahisi Bölümü, gerçekleştirdiği üstün ameliyatları ve sonuçlarıyla bölgede referans merkez haline gelmiştir.

Hizmet Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Bölümü`nde yapılan ameliyatlar arasında erişkin hastalarda en sık rastlanan operasyonlar şu şekildedir;

Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nde Yapılan ameliyatlar:

Koroner Cerrahisi (Bypass operasyonu):

Kalp hastalıklarının en başta gelen sebebi koroner arter hastalıklarıdır. Kalp damarlarının daralması anlamına gelen bu rahatsızlıkların tedavisinde kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi ekibi koordineli bir şekilde çalışmaktadır. Birçok hastada balon, stent gibi girişimler ile sorun giderilirken, bazı hastalarda ise kalp damarlarının köprülenmesi anlamına gelen koroner bypass operasyonları yapılır. Günümüzde koroner baypas cerrahisinde hasta kaybetme olasılığı diğer organlara bağlı risk faktörleri ekarte edildikten sonra %0,7 oranına indirilebilmiştir.

Kapak hastalıklarının cerrahi tedavisi:

Mitral kapak cerrahisi: Sol kulakçık ile sol karıncık arasında yer alan kapak “mitral kapak” olarak adlandırılır. Bu kapakta oluşan daralma ya da geri kaçırma gibi fonksiyon bozukluklarında sol kalp işlevini yerine getiremez. Bu durumda cerrahi tedavi gündeme gelir. Öncelikle kapağın tamiri yoluna gidilir. Eğer kapak tamir edilemeyecek kadar etkilenmiş ise bir protez kapak ile değiştirilir. Günümüzde mitral kapak operasyonları küçük cerrahi kesiler yoluyla da yapılabilmektedir. “Minimal invaziv cerrahi” olarak da adlandırılan bu yöntemde meme altından girilerek kozmetik olarak daha iyi sonuçlar alınabilmektedir. Hastanemizde her iki yöntem de uygulanabilmektedir.

Aort kapak cerrahisi: Aort kapak kalbin en fazla kas kitlesine sahip olan sol karıncık ile kalpten çıkan ana damar olan aort’un arasında kalan kapakçıktır. Bu kapakta da daralma ya da geri kaçırma sorunları ile karşılaşılır. Mitral kapağın aksine aort kapak hastalarında tamir olasılığı çok özel durumlar haricinde yoktur. Genellikle kapağın değiştirilmesi gerekir. Hastanemizde aort kapak operasyonları daha küçük cerrahi kesiler ile “mini-sternotomi” yöntemiyle yapılabilmektedir.

Aort anevrizma operasyonları: Damarların genişlemesi tıp dilinde “anevrizma” olarak adlandırılır. Kalpten çıkan ana atardamar olan aorta’nın genişlemesine ise aort anevrizması denir. Sinsi seyreden bu hastalıkta erken teşhis çok önemlidir. Fark edilmediğinde ani damar yırtılması ve ölüme yol açabilir. Aort anevrizmalarının tedavisinde iki yöntem vardır. Birincisi klasik açık cerrahi yöntem, ikincisi ise damar içerisinden özel yöntemler ile yapay damarların kullanıldığı endovasküler yöntemlerdir. Hastanemizde her iki yöntem de uygulanmaktadır.

Bacak atardamar hastalıklarında tedavi:Damar sertliği ya da tıp dilinde ateroskleroz bazen bacak atardamarlarında da görülebilir. İlk belirtisi yürüme esnasında baldır ya da kalça ağrısı sebebiyle duraklamalardır. Bacak atardamarlarında gelişen daralma ve tıkanmalarda balon, stent işlemleri ile, kimi zaman da bypass operasyonları ile hastalığı iyileştirmek mümkündür. Nadir durumlarda her iki işlemin birlikte kullanılması gerekir.

Kalp ritminin düzeltilmesi (AF Ablasyon):

Kapak hastalarında ritim bozukluğu sıklıkla görülür. Ameliyat sırasında kalp ritminin normale döndürülmesi için kalbin kulakçıkları içerisinde genellikle radyo-frekans enerjisi kullanılarak nedbe dokuları oluşturulur. Bu nedbe dokuları elektriksel iletinin belli bir yolu takip etmesini ve bu sayede düzenli bir ritmin oluşmasını sağlar. Böylece kapak operasyonları sırasında ritmin bozukluğu da giderilir.

Varis tedavisi:

Varis toplardamarların aşırı genişlemesine bağlı işlevlerinin bozulmasıdır. Genellikle bacaklarda görülür, damarların şişmesi, ağrı, kızarıklık, bacakların şişmesi ve gibi belirtiler verir. Erişkin yaşta her üç insandan birinde varis oluşmaktadır. Özellikle kadınlarda gebelik döneminde varisler sık görülür.

  • Endovenöz Tedavi: Varislerin tedavisinde cerrahi yöntemler yanında “endovenöz” yani damar içerisinden müdahaleler yapmak da mümkündür. Endovenöz tedaviler kozmetik olarak daha iyi sonuç verir, iyileşme süreci kısadır, daha kısa sürede normal yaşantıya geçilir. Endovenöz işlemlerde “LASER” ya da “Radyo-frekans enerjileri kullanılır.
  • Mikroflebotomi: Cilt altında 2 mm. den daha büyük olan, yumaklaşmış varislerin ciltte çok küçük kesiler yolu ile çıkarılabilmesi mümkündür. Tıp dilinde “mikroflebotomi” olarak adlandırılan bu işlem genellikle bir dikiş gerektirmez ve kozmetik sonuçları son derece başarılıdır.
  • Skleroterapi: Cilt altında oluşmuş 1-2 mm çapındaki varisler özel ilaçlar kullanılarak yok edilebilmektedir. Damar içerisine verilen “sklerozan madde” damar duvarlarının yapışmasını ve görünmez hale gelmesini sağlar.
  • Hastanemizde bu yöntemlerin tümü uygulanmaktadır.

    Karotis Darlığı:

    Beyni besleyen şahdamarı olarak bildiğimiz yapılar tıp dilinde karotis damarı olarak adlandırılır. Karotis damarlarında oluşan daralma ve tıkanıklıklar “felç” ya da inme olarak bilinen sağlık sorununun en önemli sebebidir. İnme insan yaşamını sonlandıran sebepler arasında üçüncü sıradadır.

    Karotis darlığının tedavisinde stent işlemi ve “karotis endarterektomi ameliyatı” yöntemleri kullanılır. Bünyesinde üst düzeyde bir “inme merkezi” de bulunduran hastanemizde bu işlemler güvenle yapılabilmektedir.

    Arteriyo-Venöz Fistül:

    Böbrek yetmezliği hastalarının son evresinde hasatlar diyalize ihtiyaç duyarlar. Hemodiyaliz özel bir cihaz ile kandaki zararlı atıkların süzülerek uzaklaştırılmasıdır. Hemodiyaliz için insan vücudunda kolay ulaşılabilecek yüksek akımlı bir damara ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç atardamar ve toplardamar arasında bir kanal oluşturularak karşılanır. Böylece nispeten yüzeyde kalan toplardamarlar içinden yüksek akım sağlanır ve diyalizde kullanılması mümkün olur. Diyaliz hizmetleri konusunda önde gelen bir kuruluş olan hastanemizde gerek vücudun kendi damarları gerekse de kendi damarları yeterli olmayan hastalarda yapay damarlar kullanılarak A-V Fistül oluşturulabilir.

    Kalıcı kateter:

    Hemodiyaliz hastalarının bir bölümünde A-V Fistül oluşturulamamaktadır. Bu durumda vücut içinde kalbe yakın büyük çaplı toplardamarlar içerisine vücutta uzun süre kalabilen kalıcı kateterler yerleştirilebilmektedir. Özel teknikler ve radyolojik görüntülemeler gerektiren bu yöntemler hastanemizde güvenle uygulanabilmektedir.

    CANLI DESTEK