İç Hastalıkları

Tedavisi ihmal edilen anemi hayati risk doğurabilir


Halk arasında kansızlık olarak bilinen anemi günümüzde pek çok insanın yaşadığı ortak bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Demir, B12 vitamin ve folik asit eksikliğinden kaynaklanan anemi daha çok büyüme çağındaki çocuklar, kadınlar ve ileri yaştaki kişilerde görülüyor. Halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı ve saç dökülmesi gibi belirtilerle kendisini belli eden anemi; lösemi, kanser, sindirim sistemi bozukluğu ya da adet düzensizliği nedeniyle de ortaya çıkabiliyor. Aneminin tedavisinin doğru ilerlemesi için, altta yatan nedenin belirlenmesi ve buna yönelik planlama yapılması gerekiyor. Memorial Hizmet Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Ali Vardar, aneminin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.


Vücudunuz oksijensiz kalmasın


Kana rengini veren ve oksijenin hücrelere taşınmasını sağlayan proteine hemoglobin adı denilmektedir. Hemoglobin, kanda kırmızı kan hücreleri (alyuvar) tarafından taşınmaktadır. Kanda bulunan hemoglobin proteinin normal seviyenin altına düşmesi veya alyuvarların sayısının azalması durumuna anemi (kansızlık) adı verilmektedir. Aneminin birçok tipi bulunmaktadır. Anemi, sonradan ortaya çıkabileceği gibi, doğumsal da olabilmektedir. Aneminin tedavi edilmemesi vücutta bazı sorunlara yol açmaktadır. Anemi, aynı zamanda hipoksi denilen, dokulara yeterli oksijenin iletilemediği durumlara da zemin hazırlayabilmektedir. Anemili hastalarda vücuda yeterli miktarda oksijen girmediği için tüm organlar zorlanmaya başlamaktadır. Anemi oksijen yetersizliğinden dolayı tüm iç organları ve kasları zorlarken; vücut ağrıları, duygu durum bozuklukları, unutkanlık, el ve ayaklarda da uyuşmalara neden olabilmektedir.


Düzensiz ve dengesiz beslenme anemiye neden olabilir


Doğumsal olmayıp, erişkinlik döneminde ortaya çıkan anemini; demir, B12 vitamini ve folik asit eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Demir hemoglobin proteininin en önemli bileşenlerinden birisidir. Demir eksikliği durumunda hemoglobin üretilemediği için anemi meydana gelmektedir. Bu duruma demir eksikliği anemisi adı verilmektedir. Demir eksikliği anemisi, demir bakımından fakir beslenme ve bir takım mide-bağırsak sorunları nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra bazı kadınlarda demir eksikliği regl döneminde gereğinden fazla kan kaybetmelerinden de kaynaklanmaktadır. Folik asit ve B12 vitamininin de alyuvarların üretiminde önemli görevleri bulunmaktadır. Bu nedenle folik asit ve B12 vitamin yönünden eksik beslenmek de anemiye yol açabilmektedir. Özellikle kırmızı etin az tüketimi veya hiç tüketilmemesi B12 vitamini ve demir eksikliğine yol açarken, sebze tüketmeyen kişilerde de folik asit eksikliği görülmektedir. Bu nedenle anemileri engellemek için besinlerin dengeli bir şekilde tüketilmesi gerekmektedir. Travma veya iç kanama gibi nedenlerle yaşanan kan kayıpları da anemilere yol açabilmektedir. Doğumsal olarak gelişen anemiler ise genellikle genetik faktörlerden kaynaklanmaktadır. Halk arasında Akdeniz anemisi olarak bilinen talasemiler ve orak hücreli hastalıklar doğuştan gelen anemi rahatsızlıklarıdır. Ayrıca tüm bunların yanı sıra, kronik hastalıkların da anemiye sebep olabileceği unutulmamalıdır.


Bu şikayetler anemi belirtisi olabilir


Hemen hemen her toplumda, ırkta ve yaş grubunda sık görülebilen bir hastalık olan anemi kendisini şu belirtiler ile gösterebilmektedir:

Halsizlik
Yüzde, gözde veya tırnak yatağında solgunluk
Baş dönmesi
Çarpıntı
Unutkanlık 
Saç dökülmesi 
Kulak çınlaması  
Erken yorulma 
Üşüme
Çarpıntı ve nefes darlığı 
Dudakta çatlaklar
Göz kararması
Baş dönmesi
Huzursuz bacak sendromu
Konsantrasyon bozukluğu şeklinde görülebilir.
Anemide doğru tedavi için hastalığın kaynağı araştırılmalı

Aneminin doğru tedavisi için hangi nedenlerden kaynaklandığı araştırılarak teşhis konulması gerekmektedir. Bunun için hastanın tıbbi öyküsünün alınması, fiziki muayene, çeşitli tahlil ve tetkikler sonrası anemi teşhisi konulması gerekmektedir. Ayrıca aneminin tipi ve seviyesinin de belirlenmesi gerekmektedir. Aneminin bir başka kronik hastalığın belirtisi olduğunun düşünülmesi halinde ise o hastalıkla ilgili tetkikler istenmeli ve ilgili uzmandan destek alınmalıdır. Bağırsaklardan kaynaklı bir kanamadan şüphelenilmesi durumunda dışkıda gizli kan ve kolonoskopi tetkikleri istenebilmektedir. Kadınlarda üreme sisteminden kaynaklandığı düşünülen kanamalar için jinekolojik muayene yapılması gerekmektedir.


Aneminin türü ve şiddetine göre tedavi planlaması yapılmalı


Anemi tedavisi, aneminin türüne, seyrine ve şiddetine göre değişiklik göstermektedir. Tedavide temel hedef, anemiye neden olan sebebi ortadan kaldırmaktır. Demir eksikliği ve folik asit nedeniyle oluşan anemi için hekimin tavsiye edeceği yeşil ağırlıklı sebze ve meyvelerin tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca bunları dışarıdan alınacak bir takım takviyelerle yapmak da mümkündür. B12 eksikliğine bağlı gelişen anemi için ise tablet veya enjeksiyon yardımıyla vitamin desteği verilmektedir. Aneminin ilerlemesi ve tehlikeli bir noktaya gelmesi durumunda kan ve ilik kök hücre nakli ile tedavi planlaması yapılmaktadır. Hayati tehlikeye neden olabilecek bir kanamadan kaynaklanan anemi yaşandığının tesit edilmesi durumunda cerrahi bir operasyonla hastalık tedavi edilebilmektedir.


Halk arasında kansızlık olarak bilinen anemi günümüzde pek çok insanın yaşadığı ortak bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Demir, B12 vitamin ve folik asit eksikliğinden kaynaklanan anemi daha çok büyüme çağındaki çocuklar, kadınlar ve ileri yaştaki kişilerde görülüyor. Halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı ve saç dökülmesi gibi belirtilerle kendisini belli eden anemi; lösemi, kanser, sindirim sistemi bozukluğu ya da adet düzensizliği nedeniyle de ortaya çıkabiliyor. Aneminin tedavisinin doğru ilerlemesi için, altta yatan nedenin belirlenmesi ve buna yönelik planlama yapılması gerekiyor. Memorial Hizmet Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Ali Vardar, aneminin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.


Vücudunuz oksijensiz kalmasın


Kana rengini veren ve oksijenin hücrelere taşınmasını sağlayan proteine hemoglobin adı denilmektedir. Hemoglobin, kanda kırmızı kan hücreleri (alyuvar) tarafından taşınmaktadır. Kanda bulunan hemoglobin proteinin normal seviyenin altına düşmesi veya alyuvarların sayısının azalması durumuna anemi (kansızlık) adı verilmektedir. Aneminin birçok tipi bulunmaktadır. Anemi, sonradan ortaya çıkabileceği gibi, doğumsal da olabilmektedir. Aneminin tedavi edilmemesi vücutta bazı sorunlara yol açmaktadır. Anemi, aynı zamanda hipoksi denilen, dokulara yeterli oksijenin iletilemediği durumlara da zemin hazırlayabilmektedir. Anemili hastalarda vücuda yeterli miktarda oksijen girmediği için tüm organlar zorlanmaya başlamaktadır. Anemi oksijen yetersizliğinden dolayı tüm iç organları ve kasları zorlarken; vücut ağrıları, duygu durum bozuklukları, unutkanlık, el ve ayaklarda da uyuşmalara neden olabilmektedir.


Düzensiz ve dengesiz beslenme anemiye neden olabilir


Doğumsal olmayıp, erişkinlik döneminde ortaya çıkan anemini; demir, B12 vitamini ve folik asit eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Demir hemoglobin proteininin en önemli bileşenlerinden birisidir. Demir eksikliği durumunda hemoglobin üretilemediği için anemi meydana gelmektedir. Bu duruma demir eksikliği anemisi adı verilmektedir. Demir eksikliği anemisi, demir bakımından fakir beslenme ve bir takım mide-bağırsak sorunları nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra bazı kadınlarda demir eksikliği regl döneminde gereğinden fazla kan kaybetmelerinden de kaynaklanmaktadır. Folik asit ve B12 vitamininin de alyuvarların üretiminde önemli görevleri bulunmaktadır. Bu nedenle folik asit ve B12 vitamin yönünden eksik beslenmek de anemiye yol açabilmektedir. Özellikle kırmızı etin az tüketimi veya hiç tüketilmemesi B12 vitamini ve demir eksikliğine yol açarken, sebze tüketmeyen kişilerde de folik asit eksikliği görülmektedir. Bu nedenle anemileri engellemek için besinlerin dengeli bir şekilde tüketilmesi gerekmektedir. Travma veya iç kanama gibi nedenlerle yaşanan kan kayıpları da anemilere yol açabilmektedir. Doğumsal olarak gelişen anemiler ise genellikle genetik faktörlerden kaynaklanmaktadır. Halk arasında Akdeniz anemisi olarak bilinen talasemiler ve orak hücreli hastalıklar doğuştan gelen anemi rahatsızlıklarıdır. Ayrıca tüm bunların yanı sıra, kronik hastalıkların da anemiye sebep olabileceği unutulmamalıdır.


Bu şikayetler anemi belirtisi olabilir


Hemen hemen her toplumda, ırkta ve yaş grubunda sık görülebilen bir hastalık olan anemi kendisini şu belirtiler ile gösterebilmektedir:

Halsizlik
Yüzde, gözde veya tırnak yatağında solgunluk
Baş dönmesi
Çarpıntı
Unutkanlık 
Saç dökülmesi 
Kulak çınlaması  
Erken yorulma 
Üşüme
Çarpıntı ve nefes darlığı 
Dudakta çatlaklar
Göz kararması
Baş dönmesi
Huzursuz bacak sendromu
Konsantrasyon bozukluğu şeklinde görülebilir.
Anemide doğru tedavi için hastalığın kaynağı araştırılmalı

Aneminin doğru tedavisi için hangi nedenlerden kaynaklandığı araştırılarak teşhis konulması gerekmektedir. Bunun için hastanın tıbbi öyküsünün alınması, fiziki muayene, çeşitli tahlil ve tetkikler sonrası anemi teşhisi konulması gerekmektedir. Ayrıca aneminin tipi ve seviyesinin de belirlenmesi gerekmektedir. Aneminin bir başka kronik hastalığın belirtisi olduğunun düşünülmesi halinde ise o hastalıkla ilgili tetkikler istenmeli ve ilgili uzmandan destek alınmalıdır. Bağırsaklardan kaynaklı bir kanamadan şüphelenilmesi durumunda dışkıda gizli kan ve kolonoskopi tetkikleri istenebilmektedir. Kadınlarda üreme sisteminden kaynaklandığı düşünülen kanamalar için jinekolojik muayene yapılması gerekmektedir.


Aneminin türü ve şiddetine göre tedavi planlaması yapılmalı


Anemi tedavisi, aneminin türüne, seyrine ve şiddetine göre değişiklik göstermektedir. Tedavide temel hedef, anemiye neden olan sebebi ortadan kaldırmaktır. Demir eksikliği ve folik asit nedeniyle oluşan anemi için hekimin tavsiye edeceği yeşil ağırlıklı sebze ve meyvelerin tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca bunları dışarıdan alınacak bir takım takviyelerle yapmak da mümkündür. B12 eksikliğine bağlı gelişen anemi için ise tablet veya enjeksiyon yardımıyla vitamin desteği verilmektedir. Aneminin ilerlemesi ve tehlikeli bir noktaya gelmesi durumunda kan ve ilik kök hücre nakli ile tedavi planlaması yapılmaktadır. Hayati tehlikeye neden olabilecek bir kanamadan kaynaklanan anemi yaşandığının tesit edilmesi durumunda cerrahi bir operasyonla hastalık tedavi edilebilmektedir.