İç Hastalıkları

Koronavirüsle ilgili bilinmesi gerekenler


Çin’nin Wuhan kentinde ortaya çıkarak dünyayı ve ülkemizi etkisi altın alan koronavirüs, ilk olarak 1960 yılında görülmüştü. İnsan koronavirüsleri o tarihten 2003’e kadar genellikle soğuk algınlığı ve alt solunum yolu hastalıkları gibi rahatsızlıklarla atlatılabiliyordu. Ancak 2003 yılında hayvanlardan insana geçen bir virüs olan SARS ve 2012’de ortaya çıkan MERS insanlarda ciddi rahatsızlıklara neden olarak hayati kayıplara neden oldu. 2019’un son ayında ortaya çıkan Covid 19 ise hızlı yayılarak Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak tanımlandı. Özellikle 65 yaş üzerindeki kişiler ve kronik hastalıkları olan bireylerde daha ağır seyreden yeni koronavirüsten korunmanın en önemli yolu, sosyal izolasyon ve gerekli kişisel tedbirlerin alınması olarak gösteriliyor. Memorial Hizmet Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Mahmut Kaya, Covid 19 ile ilgili önemli bilgiler verdi.

İnsan hücresi içinde kendisini kopyalayarak çoğalabiliyor

Koronavirüsler de HIV virüsü gibi tek sarmallı RNA sınıfına girmektedir. Bu virüslere koronavirüs denmesinin sebebi elektron mikroskobunda yüzeylerinde taç benzeri (crownlike ) çomak şeklinde çıkıntıların bulunmasıdır. Bu virüs,  zarf protein taşıyan kapsül ve  kapsül içinde de yapısal ve yapısal olmayan (yaklaşık 16 adet ) proteinden oluşmaktadır. Yani virüsün tüm yapısı kapsül ve içindeki proteinden ibarettir. Bu yapısal olmayan proteinler aracılığıyla virüs, kendi çoğalmasını insan hücresi içinde kopyalamaktadır. Koronavirüsler 3  gruba ayrılmaktadır. Birinci grup insan koronavirüsü, ikinci grup hayvan koronavirüsü ve üçüncü grup ise kuş koronavirüsleridir. Yarasalarda olan yeni koronavirüs ise diğer koronavirüslerden ayrı olarak farklı sınıflandırılmaktadır.

Damlacık enfeksiyonu ve direkt temas ile bulaşabiliyor

Çin’in Wuhan bölgesinde vahşi hayvan pazarından yayıldığı düşünülen covid 19 pandemisinin kaynağı henüz tam olarak tespit edilmemiştir. Ancak yarasaların anahtar rol oynadığı düşünülmektedir. Hayvandan insana bulaştıktan sonra insandan insana bulaşabilen hastalık genellikle kirli ellerle ağız, burun ile göz teması ve hasta kişilerden havaya yayılan damlacıklarla bulaşmaktadır. Bu nedenle ellerin sık sık sabunla yıkanması ve kalabalık alanlardan uzak durulması gerekmektedir. Semptomlar genellikle enfeksiyondan 2-4 gün sonra başlamaktadır. Covid 19; akciğer, böbrek gibi organ yetmezliği, kanser hastalıkları nedeniyle bağışıklık sistemi düşük olanlarda ve ileri yaştaki hastalarda hayati riske neden olmaktadır. Virüs, genç yaştaki hastalarda ciddi rahatsızlıklara yol açmayabilir ancak gençler aracılığı ile yayılma imkanı bulduğu bir gerçektir.

Akciğerde ciddi hasara neden olabilir

Enfeksiyon, akciğerde alveol adı verilen hava keseciğinin duvarında tahribata neden olabilmektedir. Hasarlanan akciğer duvarları kalınlaştıktan sonra elastikiyeti bozulur ve ciddi nefes solunum problemleri hatta hayati kayıplar görülebilir.

Hastalık tekrarlayabilir

Semptomlar bulaş zamanından 2-4 gün sonra ortaya çıkarken, virüsü yayan hastaların % 30’nda herhangi bir rahatsızlık görülmemektedir. Semptomlar sıklıkla 1 hafta devam eder ancak 3 haftaya kadar da uzayabilir. Önceki enfeksiyonların hastada güçlü bir bağışıklık kazandırmadığı, kişinin tekrar enfekte olabileceği düşünülmektedir.

Ateş ve kuru öksürüğe dikkat!

Covid 19’un klinik bulguları hastalığa maruz kalınan ilk 2-10 gün içinde ateş, kırgınlık, ishal,  kas ağrısı, tat ya da koku alamama şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Kuru öksürük ve solunum yetmezliği görülebilir. Laboratuvar tetkiklerinde karaciğer enzimlerinde yükseklik ve lenfosit sayısında düşüklük ( AIDS benzeri ) görülür. Klinik durumun ağırlaşması, kan değerlerinin bozulması hastanın ölüm riskini artırır. Genel olarak çocuklarda hastalık hafif tablolarla geçmektedir.

Hastalığın nasıl bulaştığı mutlaka sorgulanmalı

Hastalığın teşhisinde bazı kriterler çok önemlidir. Kişinin çevresinde enfekte hasta varlığı, enfekte olan kişinin daha önceki seyahat öyküsü, ateş, öksürük, nefes darlığı gibi belirtileri bu kriterler arasındadır. Kan testinde lenfosit sayısında düşüklük, thorax BT Covid 19 uyumlu buzlu cam görünümü, boğaz ve burundan alınan sürüntüden PCR bakılması, kandan koronavirus antikor bakılması gerekmektedir.

Hastalığın tedavisi ve aşısı henüz yok

Yeni koronavirüsün günümüzde kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. HIV, sıtma ilaçları kullanılmaktadır ancak ilacın etki mekanizması henüz tam çözülmemiş durumdadır. İlerlemiş vakalarda immünglobilin ( IVIG ), interlökin ve plazmaferez ( hastalığı geçirmiş kişilerin antikorlarının hasta kişiye nakli) denenmektedir.

Kişisel korunma tedbirleri çok önemli

Covid 19 diğer koronavirüslerden farklı olarak kuluçka dönemi 4-14 sürüp, bu dönemde hiçbir belirti vermeyip çok hızlı bulaşabilmektedir. Hangi hastada ne tür sonuçlara yol açacağı tam olarak kestirilememektedir. Korunmak için en iyi yöntem bulaşmayı önlemektir. Bu nedenle sosyal izolasyon mutlaka sağlanmalıdır. Ellerin en az 20 saniye süre ile su ve sabun kullanılarak sık sık yıkanması önemlidir. Alkol bazlı dezenfektanlar kullanılabilir. Hapşırırken ve öksürürken tek kullanımlık kağıt mendil kullanılmalıdır, olmadığı takdirde dirsek içine doğru eğilmek uygun olacaktır. Bu süreçte evde kalmak, zorunlu haller dışında sokağa çıkmamak gerekmektedir. Çıkarken maske kullanmaya özen gösterilmelidir. Maskeler hapşırık gibi  herhangi bir durumda enfekte olursa hemen değilse de 2-3 saatte bir değiştirilmelidir. Aksi takdirde maskeler virüs için rezerve durumuna geçer fayda yerine zarar verebilir. Bu süreçte Bağışıklık sistemini güçlü tutmak çok önemlidir.

Sağlıklı ve dengeli beslenmek, gün içinde bol su tüketmek, düzenli egzersiz yapmak, yeterli sürede uyumak alınabilecek önlemler arasındadır.

CANLI DESTEK