Ortopedi ve Travmatoloji

KIKIRDAK YARALANMALARINDA PRP VE KÖK HÜCRE TEDAVİSİ KONFORU


Vücudumuzdaki hareketli kemik yüzeylerini kaplayan, sürtünmesiz ve kusursuz bir şekilde eklem hareketini sağlayan özel bir yapı olan kıkırdak dokudaki yaralanmalar genellikle diz, ayak bileği, kalça veya omuzda meydana geliyor. Tedavi edilmediği takdirde ciddi eklem ağrılarına neden olan kıkırdak yaralanmalarına genç yaşlarda travmalar, ilerleyen dönemlerde ise eklemlerdeki yıpranmalar ve kireçlenme neden oluyor. Travma ile oluşan, ameliyat gerektirmeyen kıkırdak yaralanmaları günümüzde hastanın kendi kanından elde edilen PRP ve kendi kemik iliğinden elde edilen kök hücre ile tedavi edilebiliyor. Memorial Hizmet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Hakan Sofu, kıkırdak yaralanmalarının nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Travmalar, kıkırdak yaralanmanıza neden olmasın

Eklem kıkırdağı, birbirine bakan kemiklerin yüzlerini oluşturan parlak sedefi beyaz bir yapıya sahip özel bir dokudur. Eklemin kayganlığını sağlayan bu dokular uzun yıllar boyunca kusursuz bir şekilde yük taşıyarak ağrısız hareket edilmesini sağlamaktadır. Eklem kıkırdaklarındaki yaralanmalar, genç yaşlarda genellikle travmadan, ileri yaşlarda ise eklem yıpranmaları ve kireçlenmeden kaynaklanmaktadır. Eklem kıkırdak yaralanmalarının başlıca sebepleri şunlardır: 

  • Spor yaralanmaları
  • Geçirilen kazalar
  • Düşmeler
  • Bedensel yüklenmeye neden olan mesleki travmalar
  • Eklem yıpranması
  • Kireçlenme

Sıklıkla dizler risk altında

Diz ekleminin vücudun hareketindeki çok önemli bir rolü bulunmaktdır. Bu nedenle kıkırdak yaralanmaları en sık diz ekleminde görülmektedir. Ayak bileği, eklem yaralanmalarında ikinci sırada gelirken kalça, dirsek ve omuz eklemlerinde de yaralanmalar olmaktadır.

Kıkırdak yaralanmanı ihmal etmeyin

Eklem kıkırdakları vücudun yükünü uzun yıllar ağrısız ve acısız bir şekilde taşımaktadır. Çeşitli nedenlerle ortaya çıkan eklem yaralanmaları ciddi eklem ağrılarına neden olmaktadır. Kıkırdakta meydana gelen hasar, vücut tarafından tamir edilememektedir. Bu nedenle, kıkırdak yaralanması olduğunda kendiliğinden iyileşmesi beklenmemeli, tedavisi geciktirilmeden yaptırılmalıdır.

Kişiye özel kıkırdak yaralanması tedavi belirlenir

Kıkırdak yaralanmalarının tedavi yöntemi pek çok farklı parametreye göre değişkenlik göstermektedir. Hangi eklemde, kaç mm çapında, eklemin hangi bölgesinde kıkırdak hasarı olduğu ve bu hasarının derecesine göre tedavi belirlenmektedir. Genç bir hastada, travma ile oluşmuş, tek odaklı, çapı 5 mm’den küçük akut kıkırdak hasarı genellikle ameliyat dışı yöntemlerle tedavi edilirken; 5 mm’den büyük çapta, derinliği kıkırdak altındaki kemik dokuya kadar ulaşan, eklemin yük taşıyan bölgesindeki kıkırdak yaralanması ise cerrahi müdahale ile tedavi edilmektedir. Ameliyatsız tedavi yöntemleri buz tatbiki, geçici süre koltuk değneği kullanımı, ilaç tedavisi, fizyoterapi, PRP (platelet-rich plasma), eklem içi hyaluronik asit enjeksiyonu, kök hücre tedavisini içermektedir. Cerrahi tedavide ise eklemde yeni kıkırdak oluşturmaya yönelik artroskopik yani kapalı yöntemle eklem cerrahisi (mikrokırık-nanokırık), başka bir eklemden kıkırdak nakli (mozaikplasti), kıkırdak hücre kültürü ile doku nakli (ACI), sentetik kıkırdak örtüsü ile defektli alanın doldurulması (Scaffold) ve geniş kıkırdak kayıplarında kadavradan allogreft nakli yapılabilmektedir.

PRP ile birkaç hafta içinde olumlu sonuç alınabiliyor

PRP yani platelet-rich plasma damardan alınan kandan elde edilen bir serumdur. PRP, hastanın kendi kan damarlarında bulunan tamir edici-onarıcı faktörleri, proteinleri ve kanın beyaz serum kısmındaki hücrelerin yoğunlaştırılmış bir şekilde elde edilmektedir. PRP uygulamasının temel amacı, zaten kanımızda var olan onarıcı molekülleri konsantre biçimde ekleme enjekte ederek hasarlanmış kıkırdak dokuda bir onarım süreci başlatmaktır. PRP, 1 hafta veya 10 gün aralıklarla toplam 3 dozda uygulanmaktadır. İçerisinde kortizon veya başka ek ilaç bulunmamaktadır. İyileşme süresi genellikle PRP tedavisinin başlangıcından itibaren birkaç hafta içinde maksimum seviyeye ulaşmaktadır.

Genç hastalara kök hücre nakli

Kök hücre vücudumuzda kemik iliği ve yağ dokuda bulunan, multipotent yani farklı dokulara dönüşebilme potansiyeli olan, nativ ya da farklılaşmamış temel hücre demektir. Kıkırdak hastalıklarının tedavisinde kemik iliği veya yağ dokudan elde edilen kök hücre konsantresi ekleme verilerek, doku kaybı olan kıkırdak bölgesinde yeni kıkırdak oluşumunun sağlaması hedeflenmektedir. Kök hücre ameliyathane şartlarında uygulanmaktadır. PRP’ye göre içeriği ve etki mekanizması farklıdır. Kök hücre nakli dünya tıp literatüründe halen araştırma ve geliştirmesi devam etmekte olan ve geleceğe yönelik yüksek umutlar taşıyan bir tedavi yöntemidir. Ancak özellikle yaşlı ve ileri düzeyde eklem kıkırdak kaybı olan hastalarda kök hücre tedavilerinin etkinliğinin gençlere göre düşük olduğu unutulmamalıdır.